Viking mezarlarında gizemli bulgular!

Norveç’in batısında, Fitjar kentindeki Skumsnes arkeolojik alanında yapılan son kazılar, Viking Çağı’na dair çarpıcı bir keşfi gün yüzüne çıkardı.

Arkeologlar, MS 9. yüzyıla tarihlenen bir mezarda, zengin Viking kadınlarına ait olduğu düşünülen kalıntılarla birlikte mücevherler, gümüş sikkeler ve tekstil aletleri buldu.

“Küçük bir hazine” olarak tanımlanan bu eserler, Viking toplumunun yalnızca savaşçı bir kültür olmadığını, aynı zamanda geniş bir ticaret ağına sahip kozmopolit bir yapı sergilediğini ortaya koydu.

Kazılarda ortaya çıkan bulgular arasında cam boncuklar, İrlanda veya İngiltere’den geldiği tahmin edilen altın kaplamalı üçgen bir broş ve dokuma kılıcı gibi tekstil üretimine işaret eden aletler yer aldı.

En dikkat çekici bulgulardan biri, “vulva taşı” olarak adlandırılan ve bir kadının cinsel organına benzer şekilde şekillendirilmiş bir taş. Araştırmacılar, bu taşın, bedeni başka bir yere gömülmüş bir kadını temsil etmek için mezara yerleştirilmiş olabileceğini düşünüyor. Bu teori, mezarlarda kadın kemiklerinin bulunmamasını da açıklayabilir.

İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nden arkeolog Prof. Helena Hamerow, bulguların Viking kadınlarının toplumdaki rollerine dair yeni bir pencere açtığını vurguladı.

Hamerow, “Bu mezarlar, kadınların sadece ev işleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda üretim ve ticarette aktif roller üstlendiğini gösteriyor. Gümüş sikkeler ve yabancı kökenli mücevherler, Vikinglerin Britanya Adaları’ndan Orta Doğu’ya uzanan bir ticaret ağının parçası olduğunu kanıtlıyor” dedi.

ABD’deki Harvard Üniversitesi’nden Viking uzmanı Prof. Stephen Mitchell ise “vulva taşı”nın sembolik önemine dikkat çekti:

“Bu tür eserler, Vikinglerin ölüm ve öteki dünya anlayışlarında derin bir sembolizm barındırdığını düşündürüyor. Kadınların liderlik ve ritüel alanlardaki etkisini göz ardı edemeyiz.”

Mitchell, bulguların Viking Çağı’na dair geleneksel algıları sorgulattığını da ekledi.

Son yıllarda Viking Çağı ticaretine yönelik araştırmalar hız kazandı.

Danimarka’da keşfedilen 50’den fazla iyi korunmuş Viking iskeleti, benzer şekilde geniş ticaret yollarına işaret etmişti.

Museum Odense’den arkeolog Michael Borre Lundø, o kazılarda bulunan broşlar ve kolye boncuklarının İsveç’in Gotland adasından geldiğini belirtmiş, bu da Vikinglerin İskandinavya sınırlarını aşan bir etkileşim içinde olduğunu doğrulamıştı. Norveç’teki son bulgular, bu çalışmaları destekler nitelikte.

Norveç Kültür Mirası Araştırma Enstitüsü’nden (NIKU) arkeolog Lars Gustavsen, Skumsnes kazılarının Viking toplumunun sosyal yapısına dair önemli ipuçları sunduğunu ifade etti:

“Bu eserler, kadınların ekonomik ve kültürel hayatta ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Ticaret ağlarının genişliği, Vikinglerin yalnızca yağmacı değil, aynı zamanda yetkin tüccarlar olduğunu kanıtlıyor.”

Mezarlarda bulunan tekstil aletleri, Viking kadınlarının üretimde önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koyarken, gümüş sikkeler ve yabancı kökenli mücevherler, onların uluslararası bağlantılarını gözler önüne serdi.

Araştırmacılar, bu bulguların, Viking Çağı’nda kadınların liderlik, ticaret ve hatta ritüel alanlarda oynadığı rolleri yeniden değerlendirme ihtiyacı doğurduğunu belirtti.

Skumsnes’teki kazılar, Vikinglerin kozmopolit dünyasına dair yeni bir sayfa açarken, bu “küçük hazine”nin ardındaki hikayeler, bilim insanlarını ve tarih meraklılarını daha fazla keşif yapmaya teşvik etti.

Norveç’in batısındaki bu mezarlar, geçmişin güçlü kadınlarının sesini bugüne taşıdı.

Related Posts