Bahçeli İsrail’e verdiği 24 saat süreden 3 gün sonra konuştu: Biden saat kaçta dinlenme ofisine gitti?

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Grup Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu.

İsrail’e Filistin’deki saldırılarını durdurması için 24 saat süre veren Bahçeli, 3 gün sonra yeni bir açıklama yaptı. Kendisini eleştirenlere yanıt veren Bahçeli, “Bizde geri adım yoktur. 24 saati Amerika’nın saatiyle özdeşleştirip, ‘Nerede 24 saat’ diye soran Amerikan uşakları, Biden saat kaçta dinlenme ofisine gitti” dedi.

Bahçeli, kendisine “Önden siz buyrun” şeklindeki eleştirilere ise şu yanıtı verdi: “Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Devletim istesin, milletim destek versin, şartlar da öyle gerektirsin Gazze’deki çocuklara kol kanat germek için yola revan olmasam namerdim.”

‘ATATÜRK YAŞASAYDI CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ’NİN MÜDAFAACISI OLURDU’

Bahçeli’nin açıklamasından öne çıkan başlılar şöyle:

“Hükümet millet, millet hükümettir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle, Aziz Atatürk’ün tarihi değerlendirmesi pekişmekle kalmamış, asıl mana ve muhtevasını bulmuştur. Eğer Atatürk bugün yaşamış olsaydı, devletimizin geçirdiği badireleri dikkate alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yılmaz ve yıkılmaz bir müdafaacısı olurdu.

Nasıl ki Cumhuriyet’ten dönüş yoksa cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden de dönüş olmayacaktır.

Milli Mücadele kahramanlarının, askeri, siyasi ve diplomatik mücadelelerinin merkezinde Misak-ı Milli’nin zamanlar üstü hükümleri vardır. Bilinmelidir ki Misak-ı Milli, ihlal edilemez bir egemenlik beyanıdır ve zaman aşımına tabi değildir.

Vatanımızı korumak, devletimizi müdafaa etmek, Anadolu topraklarına saplanıp kalarak yapılamaz. Böyle olursa kademe kademe vatanımızı kaybederiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ülkemize yönelmiş tehditleri kaynağında bertaraf etmek için mücadele içindedir ve yalnız değildir.

‘ANKARA GÜVENDE DEĞİLDİR’

Kudüs, Gazze, Halep, Kerkük güvende değilse, soydaşlarımız ve din kardeşlerimiz güvende değilse, Ankara’nın güvenliğinden hiç bir akıl ve vicdan sahibi bahsedemeyecektir.

Bugün Gazze’de yaşanan felaketler bir insanlık suçudur. Kadim devlet aklımız ve irademizle devrede olmazsak siyasi ve diplomatik temaslarımızı, askeri caydırıcıkla desteklemezsek, günü geldiğinde Gazze’deki dramların benzerine Allah muhafaza ama Anadolu’da da mahkum olmamız kaçınılmazdır.

Bu düşüncemin muhatapları zeka özürlü işbirlikçiler değildir. İşgal cephesinde birleşen ciğeri beş para etmez soysuzlar hiç değildir. 21 Ekim 2023 akşamı sosyal medyadan yaptığım açıklamalar, milletine, devletine, insanlık onuruna ve gelecek nesillere duymuş olduğum sorumluluğun tanımıdır. O günden bu yana destek mesajları kadar haksız eleştiriler de tarafımca takip edilmiştir.

‘BU VATANIN ÇOCUKLARINI ATEŞE ATMAK İSTİYORMUŞUZ…’

Bu vatanın çocuklarını ateşe atmak istiyormuşuz, Gazze’yi ecdat mirası olarak göremezmişiz, İsrail-Filistin çatışması bizim de meselemiz değilmiş… Bu ifade sahiplerinin hepsi birden vicdanen ve kalben yanmış ve küle dönmüş bir avuç çapulcudur. Gazze’deki toplu katliamı, soykırıma varan İsrail şiddetini idrak etmek için Filistinli olmaya gerek yoktur, birilerinin iddia ettiği gibi Arap olmaya da gerek yoktur, hatta müslüman olmaya da gerek yoktur. Sadece insan olmak, insani değerleri savunmak kafidir.

Biz çok şükür namussuz değiliz. Tarafız. Haklının, masumun, insan onurunun, tarih ve inanç bağlantımız olan kardeşlerimizin tarafıyız. 24 saat dolmuştur. Türkiye Cumhuriyeti, insanlık nam ve hesabına barış ve çözüm iklimini yeşertmek, garantörlük mekanizmasını kurmak adına her türlü müdahale ve mücadeleye hazır ve kararlı olmalıdır. Bizde geri adım yoktur. 24 saati Amerika’nın saatiyle özdeşleştirip, ‘Nerede 24 saat’ diye soran Amerikan uşakları, Biden saat kaçta dinlenme ofisine gitti?

‘GAZZE’Yİ KORUMA MİSYONU TÜRK MİLLETİNİNDİR’

BM Genel Sekreteri Refah Sınır Kapısı’nda boy göstermekten başka bir şey yapamamıştır. Gazze için Kahire Barış Zirvesi’nden sonuç çıkmamıştır. O halde Gazze’yi koruma ve kollama misyonu Türk milletinin üzerindedir. Ya kalıcı barış ortamı sağlanarak iki devletli çözüm için masaya otururlar ya da Türkiye Cumhuriyeti her ihtimali dikkate alarak tepkisini en üst düzeyde en seri ve sert şekilde gösterir. (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx