‘İrfan hayatımızda bir inkılap: Üniversite açıldı’

Aynı haberde yer alan Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in yeni üniversiteye ilişkin konuşmasının son bölümü şöyle: “Yeni üniversite, içinde çalışacak birkaç yüz kişi için kurulmuş lüks bir tesis değildir. Milletin, Devletin, Cumhuriyetin, İnkılabın en hayati, en temiz maksatlar, ihtiyaçlar için bel bağladığı; yarının devlet ve millet adamları olacak bugünün gençliği, kaybedilmiş asırları kazandıracak fikir ve ruh kuvvetiyle yetiştirmek vazifesiyle başarmaya kudretli bir irfan yuvası olacaktır. Sözümü bitirmeden önce yalnız bir yabancı müşavir olarak değil, aynı zamanda çok samimi Türk dostu profesör Malche ile ıslahat komisyonu azası arkadaşlarıma derin teşekkürlerimi sunmak isterim. Mustafa Kemal Türkiyesi bugün Gazi Şefinin elinden kıymetli bir armağan daha alıyor: İstanbul Darülfünunu kapanmış, İstanbul Üniversitesi açılmıştır. Yaşasın Üniversite.”2 bin 837 öğrenci Cumhuriyet’in kurulduğu ilk yıllarda İstanbul Darülfünunu ve sekiz yüksekokul bulunuyor. Yükseköğretimdeki öğrenci sayısı ise sadece 2 bin 837. İstanbul Darülfünu’nun çağdaş bir bilim ve öğretim kuruluşuna dönüştürülmesi gerektiğine 1931’de karar veriliyor ve bunun altyapısını oluşturmak düşüncesiyle de Cenevre Üniversitesi profesörlerinden Albert Malche davet ediliyor. Malche hazırladığı raporu bakanlığa sunuyor. Raporda, Darülfünun birçok yönden eleştiriliyor, verilen eğitimin bilimsel ve düşünsel gelişime katkı sunamayacağı vurgulanıyor. Dr. Reşit Galip, Darülfünun’un kapatılma nedenlerinden bazılarını şöyle sıralıyor: 

‘HİÇ TINMADI’ 

“Memlekette siyasi, içtimai büyük inkılaplar oldu. Darülfünun bunlara karşı bitaraf bir müşahit kaldı. İktisadi sahada esaslı hareketler oldu, Darülfünun bunlardan habersiz göründü. Hukukta radikal değişiklikler oldu, Darülfünun yalnız yeni kanunları tedrisat programına aldı. Harf inkılabı oldu, öz dil hareketi başladı, Darülfünun hiç tınmadı. İstanbul Darülfünunu artık durmuştu, kendisine kapanmıştı, harici âlemden elini ayağını çekmişti.”Darülfünun’un 151 hocasının yalnızca 51’i İstanbul Üniversitesi kadrosuna alındı. Öğretim kadrosundaki boşluklar, Nazi rejiminden kaçan bilimadamları ile dolduruldu. Hitler faşizminden kurtulmak isteyen çok sayıda Alman akademisyen, üniversite reformunda görev almak üzere Türkiye’ye davet edildi. Radikal önlemler Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1 Kasım 1933 tarihli TBMM açılış konuşmasında üniversite kuruluşuyla ilgili bölüm şöyle: “Arkadaşlar! Üniversite tesisine verdiğimiz ehemmiyeti beyan etmek isterim. Yarım tedbirlerin kısır olduğuna şüphe yoktur. Bütün işlerimizde olduğu gibi maarifte ve kurulan üniversitede de radikal tedbirlerle yürütmek kati kararımızdır”

Atatürk’ün rahatsızlığı nedeniyle dönemin başbakanı Celal Bayar tarafından okunan 1 Kasım 1938 tarihli yasama yılı açılışı konuşmasının yükseköğretime ilişkin bölümü de şöyle: “Yüksek öğretim gençlerini, istediğimiz ve ihtiyaç duyduğumuz gibi milli bilinç sahibi, modern kültürlü olarak yetiştirmek için İstanbul Üniversitesi’nin gelişmesi, Ankara Üniversitesi’nin tamamlanması ve Doğu Üniversitesinin yapılan çalışmalarla belirlenmiş olan kurallar içinde, Van Gölü civarında kurulması çalışmaları, hızla ve önemle sürdürülmektedir.Geçen yıl deneylerinin ümit verici nitelikte olduğunu gördüğüm eğitmen okulları çok iyi sonuçlar vermiş ve eğitim kadrosuna bu yıl 1.500 kişi daha eklenmiştir.Önümüzdeki yıllar içinde bu sayının artırılacağı şüphesizdir.”

208 KURUMDA 7 MİLYON ÖĞRENCİ

2022-2023 öğretim yılı verilerine göre toplam 208 yükseköğretim kurumunda 6 milyon 950 bin 142 öğrenci, 184 bin 566 öğretim elemanı bulunuyor.

Öğrencilerin 6 milyon 204 bin 78’i devlet üniversitelerinde, 735 bin 433’ü vakıf üniversitelerinde, 10 bin 631’i vakıf meslek yüksekokullarında öğrenim görüyor.

904 BiN MEZUN 

2021-2022 akademik yılında yükseköğretim kurumlarından toplam 903  bin 673 kişi mezun oldu. Bunlardan 773 bin 325’i devlet üniversitelerinden, 127 bin 957’si vakıf üniversitelerinden, 2 bin 391’i vakıf meslek yüksekokullarından diploma aldı. 184 bin 566 öğretim elemanının 154 bin 981’i devlet üniversitelerinde, 29 bin 338’i vakıf üniversitelerinde, 247’si vakıf meslek yüksekokullarında bulunuyor.

Öğretim elemanlarının 34 bin 280’i profesör, 22 bin 462’si doçent, 44 bin 216’sı doktor öğretim üyesi, 37 bin 39’u öğretim görevlisi ve 46 bin 569’u araştırma görevlisi olarak görev yapıyor

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx